DOLAR 32,8221
EURO 35,1421
ALTIN 2451,742
BIST 10771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Mobil cihaz kullanıyorsunuz! Uygulamamızı indirerek daha iyi bir deneyim yaşayın.

27 Mayıs Darbesi ve Demokratik Olgunluk Dönemi

Eski Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, 27 Mayıs darbesi ile ilgili yaptığı açıklamada, darbenin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kara bir leke olduğunu belirtti. Kasapoğlu, darbenin demokrasiyi yok eden, özgürlükleri kısıtlayan ve toplumu karanlığa sürükleyen bir hareket olduğunu vurguladı. Ancak şu anda Türkiye’nin demokratik olgunluk dönemini yaşadığını ve darbe yanlılarının hukuk önünde hesap verdiğini ifade etti. Kasapoğlu, ülkenin geleceğini tehdit eden her türlü kaos ve baskıya karşı duracaklarını ve gençlerin geleceğini korumak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

28.05.2024 20:08
11
A+
A-

Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, 27 Mayıs darbesi ile ilgili yaptığı açıklamada, “Cumhuriyetimiz, milli iradenin, insan hak ve hürriyetlerinin, ifade özgürlüklerinin savunulduğu ve baş tacı edildiği, tüm bu olmazsa olmaz değerlerimize karşı çıkmaya çalışanların ise hukuk önünde hesap verdiği, oluşturdukları kara delikler içine kendilerinin atıldığı ve tarihten silindiği demokratik olgunluk dönemini yaşıyor” dedi.

27 Mayıs 1960 darbesinin Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçtiğini hatırlatan Dr. Kasapoğlu, “Kendilerine ‘Milli Birlik Komitesi’ adını veren Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirilen darbe sonrasında, bütün antidemokratik yöntemler devreye sokuldu. Anayasa ve TBMM feshedildi, siyasi faaliyetleri askıya alındı. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümet üyeleri, DP’li milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ile asker ve bazı üst düzey kamu görevlileri gözaltına alındı. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül, Adnan Menderes ise İmralı Adası’nda 17 Eylül 1961’de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden sağlam raporu alındıktan sonra saat 13.21’de idam edildi. Türk demokrasisini uzun yıllar etkisinde tutacak Türkiye’nin ‘Kara Deliği’ de tüm bu olaylarla açılmış oldu. Kara deliklerin ışık dahil etrafındaki her şeyi emmesi, değişime uğratması gibi, 27 Mayıs darbesi demokrasiyi yutan, özgürlükleri yok eden ve toplumu karanlığa sürükleyen bir hareket olarak ortaya çıktı. Normal siyasi süreçlerin dışında gerçekleşen her olay kendi kaotik etkilerini de beraberinde getirir. Zayıflatılan demokrasi ve insan hakları, kısıtlanan ifade özgürlükleri ve artan toplumsal huzursuzluk, darbenin siyasi çekim gücünün kaotik bir sonucuydu. 27 Mayıs darbesinin ardından, kara deliğin etkisine giren Türkiye’nin siyasi sahnesi de benzer bir şekilde değişime uğradı. Demokratik kurumlar zayıfladı, ifade özgürlüğü kısıtlandı ve toplumsal huzursuzluk arttı. Bu, darbenin siyasi çekim gücünün bir sonucuydu ve daha uzun yıllar bu etki ‘Damoklesin kılıcı’ gibi Türk siyasetinin üzerinde sallanmaya devam etti” ifadelerini kullandı.

“Demokrasi adına demokrasi askıya almak”

Eski zihniyetin zaman zaman kendini göstermeye çalıştığını ifade eden Kasapoğlu açıklamasına şöyle devam etti: “Tarih içinde zaman zaman bu zihinsel kara deliğin etkisine giren ve ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyen dahili ve harici gerek siyasi gerekse siyaset dışı kurumların ilk aklından geçen şey demokrasi adına demokrasiyi askıya almak, hukukun üstünlüğünü ihlal etmek, insan hakları ihlalleri yapmak ve adalet yok saymak oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nde artık darbelerin, kalkışmaların ve muhtıraların gölgesinde yaşamıyoruz. Cumhuriyetimiz, milli iradenin, insan hak ve hürriyetlerinin, ifade özgürlüklerinin savunulduğu ve baş tacı edildiği, tüm bu olmazsa olmaz değerlerimize karşı çıkmaya çalışanların ise hukuk önünde hesap verdiği, oluşturdukları kara delikler içine kendilerinin atıldığı ve tarihten silindiği demokratik olgunluk dönemini yaşıyor. Her ne şekilde olsun bu güzel vatanı yeniden kaosa sürüklemeye, baskı altına almaya ve karanlığa sürüklemek isteyenlere karşı dimdik duracağımızdan ve yeni kara deliklerin gençlerimizin geleceğini yutamaması için çok çalışmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın”. – İZMİR


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.