DOLAR 6,8672
EURO 7,7558
ALTIN 399,48
BIST 8,6635
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Abdullah Güle’e ‘gezi olayları’ tepkisi! ‘Müsebbibi kendisidir’

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Gezi Parkı eylemleri ile ilgili, “Gurur duydum” açıklamasına tepki gösterdi. Dönemin Cumhurbaşkanı Gül’ün ısrarı üzerine Taksim Meydanı’nda Gezi Parkı eylemleri yapıldığını belirten Varank, “Dolayısı ile Abdullah Bey’in gurur duyduğu hadiselerin aslında müsebbibi biraz da kendisidir” dedi.

Abdullah Güle’e ‘gezi olayları’ tepkisi! ‘Müsebbibi kendisidir’
18.03.2020
4.485
A+
A-

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Demirören Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, “Gezi Parkı eyleminden demokrasimizin ulaştığı noktayı ortaya koyması açısından gurur duydum” sözlerini değerlendirdi. Varank, Gezi Parkı olaylarında Başbakanlık Başmüşaviri olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte çalıştığını hatırlatarak, “Gezi ola.yları başladığında biz bu olayların nereye gideceği ile ilgili öngörüleri çok önceden yapmıştık. Gezi hadislerini kahramanlıkla tanımlayanlar var. Bunlardan gurur duyanlar var; ama Gezi hadiseleri aslında, ekonomik verilerin tarihinin en iyi olduğu zamanlarda, yani enflasyon ve faiz oranlarının en düşük olduğu zamanlarda Türkiye’ye karşı kurulan bir tuzaktı. Birileri birkaç ağacın arkasına saklanarak, Türkiye’de vandallıkla özellikle Türkiye’nin ekonomisine yönelik bir faaliyet başlatmıştı. Biz hadiselerin nereye gideceğini bilerek tedbirlerimizi alıyorduk” dedi.

‘BUNLAR GURUR DUYULUACAK ŞEYLER DEĞİL’

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Gezi olayları ile geçtiğimiz günlerde söylediği sözlerini hatırlatan Varank, “Geçenlerde bir açıklaması oldu; dedi ki ‘bizim gurur duyduğumuz hadiselerdir’. Ben o zamanları hatırlıyorum. Sokaklardaki vandallığı hatırlıyorum. Türkiye’nin ekonomisine nasıl sabotaj yapıldığını, uluslararası kanallarda ‘ekonomiyi durdurursak Türkiye durur’ dendiğini çok iyi hatırlıyorum. Bunların hiçbiri gurur duyulacak şeyler değil. Taksim Meydanı’nın terör örgütlerinin panayır alanı haline geldiğini, 2 ay kadar orayı nasıl işgal ettiklerini ben çok iyi hatırlıyorum. Bunlar asla gurur duyulacak hadiseler değildi, bunlar Türkiye’nin geleceğine kasıtla yapılan hareketlerdi” diye konuştu.

‘CUMHURBAŞKANIMIZ MEYDANIN AÇILMAMASI TALİMATINI VERMİŞTİ’

Varank, olayların başlangıcının 27-28 Mayıs civarı olduğunu ifade ederek, “Hatırladığım kadarı ile 1 Haziran’da CHP’nin Kadıköy’de mitingi olacaktı. O zamana kadar birkaç ağaç bahanesi ile gösteriler yaygınlaşmaya başlamıştı. Kalabalıklar Taksim Meydanı’nda toplanmaya başlamıştı; ama polis göstericilerin Taksim Meydanı’na girmesine müsaade etmiyordu. 1 Haziran’da CHP’nin Kadıköy’de mitingi olacaktı; ama CHP bu mitingi iptal ederek, mitingi öğleden sonra Taksim’de yapacağını duyurdu. Burada tek amaç o meydana giremeyen kalabalıkları, vandalları o meydana sokmaktı. Bunun hazırlığını yapıyorlardı. Bunu pek kimse bilmez; ama Sayın Cumhurbaşkanımız meydanın asla açılmaması talimatını verdi. Çünkü ileride neler olabileceğini gayet iyi hesap ediyordu” dedi.

‘MÜSEBBİBİ KENDİSİDİR’

Bakan Varank, o zamanki Vali, hatta İçişleri Bakanı’nın Erdoğan’a “Burayı açamaz mıyız?” diye sorduklarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

‘KOLTUK YOKSA SİZİNLE DEĞİLLER’

Varank, yeni parti kuran Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ile ilgili de değerlendirmeler yaptı. Varank, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın uzun yıllar çalıştıkları, mesai arkadaşlığı yaptıkları kişiler olduğunu ifade ederek, “Ben iki hareketin de ihtiyaçtan ortaya çıkmış hareketler olduğuna inanmıyorum. Siyasette nefis meselesi çok önemli bir meseledir. Eğer nefsiniz güçlü ise egonuz yüksekse bir yolda dava arkadaşlığı yapmayı zaman zaman kaldıramayabiliyorsunuz. Ben bu arkadaşların bir ihtiyaçtan değil, kendilerine bir zamanlar verilen görevlerin kendilerinden alınması sebebi ile bunu kendi nefislerine yediremedikleri için bu işlere giriştiklerine inanıyorum, bunu resme baktığımda okuyabiliyorum. Dediğim gibi biz bu insanlarla uzun süreler çalıştık. Gündemde olduğu için tabii ki diğer isimlere de baktım. Orada özellikle daha önce partimizle ilişkisi olmuş kişilerin de aynı dertten muzdarip olduğunu görebilirsiniz. Eğer koltuk varsa sizinle beraberler, eğer koltuk yoksa sizinle beraber değiller” dedi.

‘EGO VE NEFİSLERİ İLE HAREKET EDENLER TAKIM OYUNU KURAMAZ’

Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin davasının ne olduğunun açık olduğunu vurgulayarak, “Biz Türkiye’yi büyütmek, Türkiye’yi yüceltmek, Türkiye’de refahı artırmak için gayret gösteren bir partiyiz. Bunu yaparken de çok büyük bedeller ödedik. Bu işler kolay olmuyor. Bu bedelleri ödeyerek bu zamana kadar geldik. Şimdi ödediğimiz tüm bu bedelleri görüp, ülkemizi nerden nereye getirdiğimizi görüp eğer bu insanlar farklı yollara sapıyorlarsa buna açık seçik nankörlük denir. Biz asla egomuz ile hareket etmiyoruz. Biz AK Parti davasının yüce manalar taşıyan bir dava olduğuna inanıyoruz. AK Parti davası bu ülkeye hizmet etme, bu ülkenin insanlarını muasır medeniyetler seviyesinin ötesine çıkarma davasıdır. Yaşadığımız değerleri yüceltme davasıdır. Şunu da hasbelkader kendi okumalarımdan görebiliyorum; ego ve nefisleri ile hareket eden insanlar takım oyunu kurmakta asla başarılı olamazlar ve netice alamazlar” ifadelerini kullandı.

(DHA)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

yemek tarifi